İstişare Kurulu Başkanı
AYANE
Reklam ve Abonelik için İrtibat;
Ali AK - 0532 691 27 72
Ali AK - 0532 691 27 72
Yazarlar
Reklamlar
İstişare Kurulu Başkanı Mahmut Ekşi
22 Ekim 2010, 14:41
Mahmut Ekşi'nin kendi ağzından özgeçmişi, Üsküdar'da Rize Kültürünü, örf ve adetlerini yaşatma adına yaptığı ve içinde bulunduğu dernekçilik faaliyetlerini Ziya Süzen'e anlattı.
1952 yılında Rize'nin İkizdere ilçesine bağlı Bayırköy beldesinde doğdum. İlkokul ikinci sınıfa kadar orada okudum. 1961 senesinde ailece İstanbul'a, Selimiye'ye geldik. Selimiye'de İlkokul üçüncü sınıfa başladım ve ilk okulu tamamladım. Daha sonra Paşa Kapısı Orta Okulunu, Haydarpaşa Lisesi ve Marmara Üniversite Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun oldum.

Babam ve amcamlar inşaat sektöründe çalışıyorlardı. Orta okul yıllarından itibaren babamla birlikte inşaat sektöründe çalışmaya başladım. Üniversite yıllarında ise babamın yanında yetkili bir şekilde çalıştım. Hep birlikte iş hacmimizi büyütmeye çalıştık. Hep Üsküdarlı oldum. Selimiye'de yaşadım 1-2 sene pazarbaşı ve 1966'da Sultantepe'de yaşamaya başladık.
Merkez yazıhanelerimizin tümü Üsküdar'dadır. İşlerimiz dolayısı ile farklı şantiye alanlarında bürolarımız olmuştur. Fakat iş bitiminde Üsküdar Merkez büromuza dönmüşüzdür.
1960'lı yıllarda Üsküdar'da şuanki nüfusun yarısı kadar bir nüfus vardı. Çok güzel zamanlarım Üsküdar'da geçti. O zamanlarda bahçe tarımı Rumların elindeydi. 1966'da şuan ki binamızı burada yaparken, akraba çevremiz kalabalık tabi, akrabalarımız bize dediler ki; ''İkizdere'den çıktı geldiler, gene aynı köy gibi bir yerde bina yaptılar'' dediler. O zamanlar İstanbul'da bu büyüklükte bina saysanız 20 tane civarındaydı ve bir tanesi de bizim binamız. Nüfusun artışı ile buralar gelişti güzelleşti, ticaret arttı fakat artan nüfus ile birlikte sorunlarda olmaya başladı. Kalabalık nüfus olarak birbirimizi tanımıyoruz, komşuluk ilişkileri gitgide azalmaya başladılar. Teknoloji o zamanlar bu kadar gelişmiş değil, çok zorluklar yaşadık. Telefon alabilmek için isim yazdırıp sıra bekledik. Şimdi teknolojinin bu kadar ilerlemesine rağmen yine randevularımıza yetişemiyoruz, o an trafiğin nerede olduğunu bilemiyoruz. O zamanlarda ise telefon olmadan biz tüm randevularımıza zamanında yetişebiliyorduk. Tabi güzellikleri de var. İstanbul Ulu bir şehir. 1961'den şuana kadar 2011'e giriyoruz. Elli senelik bir ömür, Üsküdar'da burada geçti. Buralarda herkes ile barışık yaşadık. Herkesle, her kesimden insanla dostluğumuz arkadaşlığımız oldu.

Ama insanlar, kendi hemşehrilerinin kültürlerini geldikleri yerlerin kültürlerini de yaşatmak istiyorlar. Bu bağlamda karadenizli olan derneklerin bir çoğunda yöneticilik yaptım, başkanlık yaptım, fahri başkanlık yaptım, üyelik yaptım, mensubu oldum, uğraştım ve çalıştım. Bu süreç hala devam ediyor. Türk insanının olduğu her yerde varım, elimden gelen gayreti gösteririm, özellikle hemşehrilerimizin cenazelerinde, düğünlerinde mutlu ve sevinçli kederli ve üzüntülü günlerinde onlarla beraber olmak isterim. Yöresel otantik yapımızıda İstanbullularla Üsküdarlılarla kaynaştırarak onlara bir baskı unsuru değil fakat güzelliklerimizi Üsküdarlılara göstererek de bir kaynaşma zeminini yaratmak istiyoruz. Bu bağlamda Üsküdar da aşağı yukarı karadenizin bütün illerinin dernekleri var ama en sonunda Üsküdar Rizeliler Derneğini 20-30 arkadaşımızla birlikte kurduk. Şu anda Mustafa Dereci başkanlığını yürütüyor. Çok güçlü bir yönetim kurulu üyemiz var. Mühendisler, mimarlar, avukatlar ve doktorların olduğu mensuplarımız var. Üsküdar Rizeliler Derneği, Üsküdar'da yaşayan Rizelileri içerisinde toplayan ve bünyesinde barındıran bir dernek. Güzel bir lokalimiz var. İnşallah daha da büyütücez, ilerleyen zamanlarda da kendine has bir yere taşıyacağız. Gayretimiz Rize'nin kültürünü ve sonrasında da Karadenizin kültürünü, Üsküdar da Rizeli olmayan karadenizli olmayan Rizelilerle birleştirerek onlara geçmişimizin 400-500 sene önceki büyüklerimiz nasıl yaşarlardı? Neler yaparlardı? Nelerle uğraşırlardı? Yaşam tarzlarını buradaki hemşehrilerimize göstermek onlara tanıtmak onlarla beraber bu kültürü paylaşmak bunun içinde elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Üsküdar Rizeliler Derneği kurulalı bir buçuk yıl olmasına rağmen kurulduğu günden itibaren ciddi etkinliklere yemeklere, sergilere, konferanslara ve insanların dertlerine internet sayfası ile bu bağlamda yardımcı olmaya çalışıyor.
Bizde elimizden geleni ve bizen düşen görevi Üsküdar Rizeliler Derneği ve buna benzer bir çok sivil toplum örğütleriyle beraber yapacağız niyetimiz bu inşallah hayırlı olacak.
1952 yılında Rize'nin İkizdere ilçesine bağlı Bayırköy beldesinde doğdum. İlkokul ikinci sınıfa kadar orada okudum. 1961 senesinde ailece İstanbul'a, Selimiye'ye geldik. Selimiye'de İlkokul üçüncü sınıfa başladım ve ilk okulu tamamladım. Daha sonra Paşa Kapısı Orta Okulunu, Haydarpaşa Lisesi ve Marmara Üniversite Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun oldum.

Babam ve amcamlar inşaat sektöründe çalışıyorlardı. Orta okul yıllarından itibaren babamla birlikte inşaat sektöründe çalışmaya başladım. Üniversite yıllarında ise babamın yanında yetkili bir şekilde çalıştım. Hep birlikte iş hacmimizi büyütmeye çalıştık. Hep Üsküdarlı oldum. Selimiye'de yaşadım 1-2 sene pazarbaşı ve 1966'da Sultantepe'de yaşamaya başladık.
Merkez yazıhanelerimizin tümü Üsküdar'dadır. İşlerimiz dolayısı ile farklı şantiye alanlarında bürolarımız olmuştur. Fakat iş bitiminde Üsküdar Merkez büromuza dönmüşüzdür.
1960'lı yıllarda Üsküdar'da şuanki nüfusun yarısı kadar bir nüfus vardı. Çok güzel zamanlarım Üsküdar'da geçti. O zamanlarda bahçe tarımı Rumların elindeydi. 1966'da şuan ki binamızı burada yaparken, akraba çevremiz kalabalık tabi, akrabalarımız bize dediler ki; ''İkizdere'den çıktı geldiler, gene aynı köy gibi bir yerde bina yaptılar'' dediler. O zamanlar İstanbul'da bu büyüklükte bina saysanız 20 tane civarındaydı ve bir tanesi de bizim binamız. Nüfusun artışı ile buralar gelişti güzelleşti, ticaret arttı fakat artan nüfus ile birlikte sorunlarda olmaya başladı. Kalabalık nüfus olarak birbirimizi tanımıyoruz, komşuluk ilişkileri gitgide azalmaya başladılar. Teknoloji o zamanlar bu kadar gelişmiş değil, çok zorluklar yaşadık. Telefon alabilmek için isim yazdırıp sıra bekledik. Şimdi teknolojinin bu kadar ilerlemesine rağmen yine randevularımıza yetişemiyoruz, o an trafiğin nerede olduğunu bilemiyoruz. O zamanlarda ise telefon olmadan biz tüm randevularımıza zamanında yetişebiliyorduk. Tabi güzellikleri de var. İstanbul Ulu bir şehir. 1961'den şuana kadar 2011'e giriyoruz. Elli senelik bir ömür, Üsküdar'da burada geçti. Buralarda herkes ile barışık yaşadık. Herkesle, her kesimden insanla dostluğumuz arkadaşlığımız oldu.

Ama insanlar, kendi hemşehrilerinin kültürlerini geldikleri yerlerin kültürlerini de yaşatmak istiyorlar. Bu bağlamda karadenizli olan derneklerin bir çoğunda yöneticilik yaptım, başkanlık yaptım, fahri başkanlık yaptım, üyelik yaptım, mensubu oldum, uğraştım ve çalıştım. Bu süreç hala devam ediyor. Türk insanının olduğu her yerde varım, elimden gelen gayreti gösteririm, özellikle hemşehrilerimizin cenazelerinde, düğünlerinde mutlu ve sevinçli kederli ve üzüntülü günlerinde onlarla beraber olmak isterim. Yöresel otantik yapımızıda İstanbullularla Üsküdarlılarla kaynaştırarak onlara bir baskı unsuru değil fakat güzelliklerimizi Üsküdarlılara göstererek de bir kaynaşma zeminini yaratmak istiyoruz. Bu bağlamda Üsküdar da aşağı yukarı karadenizin bütün illerinin dernekleri var ama en sonunda Üsküdar Rizeliler Derneğini 20-30 arkadaşımızla birlikte kurduk. Şu anda Mustafa Dereci başkanlığını yürütüyor. Çok güçlü bir yönetim kurulu üyemiz var. Mühendisler, mimarlar, avukatlar ve doktorların olduğu mensuplarımız var. Üsküdar Rizeliler Derneği, Üsküdar'da yaşayan Rizelileri içerisinde toplayan ve bünyesinde barındıran bir dernek. Güzel bir lokalimiz var. İnşallah daha da büyütücez, ilerleyen zamanlarda da kendine has bir yere taşıyacağız. Gayretimiz Rize'nin kültürünü ve sonrasında da Karadenizin kültürünü, Üsküdar da Rizeli olmayan karadenizli olmayan Rizelilerle birleştirerek onlara geçmişimizin 400-500 sene önceki büyüklerimiz nasıl yaşarlardı? Neler yaparlardı? Nelerle uğraşırlardı? Yaşam tarzlarını buradaki hemşehrilerimize göstermek onlara tanıtmak onlarla beraber bu kültürü paylaşmak bunun içinde elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Üsküdar Rizeliler Derneği kurulalı bir buçuk yıl olmasına rağmen kurulduğu günden itibaren ciddi etkinliklere yemeklere, sergilere, konferanslara ve insanların dertlerine internet sayfası ile bu bağlamda yardımcı olmaya çalışıyor.
Bizde elimizden geleni ve bizen düşen görevi Üsküdar Rizeliler Derneği ve buna benzer bir çok sivil toplum örğütleriyle beraber yapacağız niyetimiz bu inşallah hayırlı olacak.
Dernek Başkanı
Üsküdar'daki bütün hemşerilerimize eğitim, sosyal ve kültürel alanda hizmet vermeyi ilke edinen derneğimiz klasik dernekçilik anlayışından uzak farklı bir konsept ile faaliyetlerini sürdürmektedir.Mustafa Dereci
Duyurular
Tenzile Erdoğan hakka yürüdü

Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Annesi Tenzile Erdoğan Hanım...
(07 Ekim 2011, 21:14)
Teşekkürler...

3'üncü Geleneksel İftar Programımıza göstermiş olduğunuz yoğun katılıma...
(17 Ağustos 2011, 13:23)
Çanakkale gezimize katılmak ister misiniz?

29 Mayıs 2011 Pazar, Saat 23:00'de Çanakkale'ye hareket etmek üzere...
(15 Mayıs 2011, 16:54)
Rize'nin kurtuluşunun 93. yıl ekinlikleri

Rize'nin kurtuluşunun 93. yıl ekinlikleri, Haldun Alagaş Spor Salonu/Üm...
(03 Mart 2011, 17:36)
Mevlid Kandiliniz Mübarek olsun

Üsküdar Rizeliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Dereci Mevlid Kand...
(14 Şubat 2011, 13:00)
Ticaret Rehberi'ne kayıt olun...

Hala Ticaret Rehberi'nde yerinizi almadınız mı?...
(27 Ekim 2010, 13:20)

Üsküdar'daki bütün hemşerilerimize eğitim, sosyal ve kültürel alanda hizmet vermeyi ilke edinen derneğimiz AYANE isminde çıkartmış olduğu dergiyle hizmetlerine devam ediyor.






İlkokul ve Ortaokulu İstanbul'un Üsküdar semtinde okudu. Haydarpaşa Lisesi'den mezun olurken, aile şirketinde iş hayatına atıldı. Kendi işyerinde yöneticilik yaparken, Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'den mezun oldu.









